← Yazılara dön
12.05.2026 · Dr. Ece Tanrıöver

Kaygı her zaman düşman mı?

Kaygı çoğu zaman kurtulmamız gereken bir şey gibi hissettirir. Oysa kaygının kökeninde bizi korumaya çalışan eski bir refleks vardır. Tehlikeyi önceden sezmek, hazırlıklı olmak ve kendimizi kollamak için gelişmiş bir sinyaldir.

Sorun çoğu zaman kaygının kendisi değil, onunla kurduğumuz ilişkidir. Kaygıyı tümüyle bastırmaya çalıştığımızda, paradoksal olarak daha da büyür. Onu bir düşman gibi değil, dikkatimizi bir şeye çeken bir haberci gibi dinlemeyi öğrendiğimizde, etkisi azalır.

Terapide amacımız kaygıyı yok etmek değil, onu anlaşılır kılmaktır. Hangi durumlarda yükseldiğini, bedende nasıl hissedildiğini ve hangi düşüncelerle beslendiğini fark ettikçe, kaygı yönetilebilir bir deneyime dönüşür.