Psikologlar Instagram'da Neyi Paylaşabilir, Neyi Paylaşamaz?
Meslektaşlarımdan en sık duyduğum cümle şu: "Paylaşmak istiyorum ama bir şeyi yanlış yapmaktan korkuyorum." Bu korku yerinde; çünkü Türkiye'de psikologların sosyal medya kullanımını doğrudan düzenleyen ayrı bir yönetmelik yok, var olan meslek etiği ilkelerini sosyal medyaya kendimiz uyarlıyoruz. Aşağıdaki liste benim uyguladığım ve Stüdyo'da her içeriği denetlerken kullandığım kurallar.
Paylaşılmaz: dört kırmızı çizgi
1. Danışan hikâyesi, anonim olsa bile
"İsmini değiştirdim, ayrıntıları karıştırdım" dediğimiz hikâyeler bile sorunlu. Danışan kendini tanır; tanıyınca güven biter. Bir hikâyeyi anlatma isteği çoğu zaman güçlü bir klinik gözlemden gelir; o gözlemi vakadan ayırıp tema olarak anlatmak hem etik hem daha etkili.
2. Sonuç vaadi
"Üç seansta panik atağa son", "bu yöntemle kaygıdan kurtul" gibi cümleler yalnızca etik değil, tüketici hukuku açısından da risk. Terapi süreç vaat eder, sonuç değil. Aynı mesaj "panik anında bedeni sakinleştiren dört adım" diye verilebilir; bilgi verir, vaat etmez.
3. Sahip olmadığın unvan ve alan
Psikolog, klinik psikolog, psikoterapist, psikiyatrist farklı şeyler; takipçi bunu bilmek zorunda değil, sen bilmek zorundasın. Profil bilgisinde, içerikte ve altyazıda yalnızca sahip olduğun unvan ve gerçekten çalıştığın alan yazılmalı.
4. Mesaj kutusundan terapi
Takipçinin "bir şey sorabilir miyim" mesajına verilen uzun cevap, fark etmeden terapiye dönüşür; çerçevesi, kaydı ve sorumluluğu olmayan bir terapiye. Kısa, nazik ve yönlendiren bir yanıt yeter: "Bu konuyu bir görüşmede ele almak daha doğru olur, randevu için şu bağlantı."
Paylaşılır: beş güvenli alan
- Psikoeğitim. Kaygı nedir, erteleme neden olur, uyku ile ruh hâli nasıl bağlanır. Bilgi veren her içerik güvenli alandadır.
- Kendi yaklaşımın. Nasıl çalıştığın, ilk seansta ne olduğu, neye inandığın. Danışan adayı asıl bunu merak eder.
- Kaynak önerileri. Kitap, makale, podcast; neden önerdiğini bir cümleyle ekle.
- Sık sorulan sorular. "Terapiye başlamak için doğru zaman var mı" gibi sorular hem etik hem aramada güçlü.
- Kendi deneyimin, sınırıyla. Bir psikolog olarak yaşadığın bir şeyi anlatabilirsin; danışanla ilgili olmadığı ve "ben de böyle iyileştim, sen de böyle iyileşirsin" demediği sürece.
Gri alanlar
Seans odasından fotoğraf paylaşmak etik değil ama sorun danışan görünürse başlar; boş oda sorun değil. Yorumlara cevap vermek güzel, tanı koyan cevap değil. Reklam vermek serbest, "en iyi", "kesin çözüm", "garantili" kelimeleri serbest değil.
Paylaşmadan önce üç soru
- Bu içerikte bir danışan kendini tanıyabilir mi?
- Bir sonuç vaat ediyor muyum?
- Burada yazan her unvan ve iddia benim için doğru mu?
Üçüne de "hayır" diyebiliyorsan paylaş. Stüdyo'da içerik üretirken bu üç soruyu sistem her içerik için soruyor; "kesin", "garanti", "mucize" gibi kelimeleri yakalayıp uyarıyor, danışan anlatısı kokan cümleleri yeniden yazdırıyor. Yine de son kontrol senin; hiçbir içerik onayın olmadan yayına çıkmıyor.
Her içerik yayından önce etik süzgeçten geçsin.
Stüdyo'da üretilen her gönderi, hikâye ve reel bu yazıdaki kurallara göre denetlenir; son söz yine sende. 7 gün ücretsiz dene, kart bilgisi istemiyoruz.
Ücretsiz denemeyi başlat →