
Birçok erkek, daha çocukken duygularını bir kasaya kilitlemeyi öğrenir. "Ağlama", "idare et", "belli etme" cümleleri, koruma niyetiyle söylenir ama bedeli ağır olur.
Yıllar sonra o kasayı açmak zorlaşır. Birçok erkek ne hissettiğini gerçekten bilmez; sadece bir gerginlik, bir boşluk ya da arada bir patlayan bir öfke tanır.
Bastırmanın bedeli
Bastırılan duygu yok olmaz; bedende gerginlik, ilişkilerde mesafe ve çoğu zaman öfke olarak geri döner. Duygular duyulmak ister.
Kasayı yavaşça açmak
Terapide bu öğrenilmiş susuşu yargılamadan, acele etmeden ele alırız. Hissetmek, bir zayıflık değil; uzun süredir ertelenmiş bir cesarettir.