Erkeklerle; öfke, duygusal ifade, babalık ve ilişkiler üzerine çalışıyorum. Yıllarca "idare et" diye öğretilen bir dünyada, hissetmeye yeniden alan açıyoruz.
On iki yıldır ağırlıklı olarak erkeklerle çalışıyorum. En çok değer verdiğim an, yıllardır "erkek adam ağlamaz" diye susan birinin, ilk kez gerçekten ne hissettiğini söyleyebildiği andır. Birçok erkek, duygularını ifade etmenin bir zayıflık olduğunu öğrenerek büyür. Sonuç olarak hüzün, korku ve incinmişlik çoğu zaman tek "kabul edilen" duyguya, öfkeye dönüşür. Oysa altında çok daha fazlası vardır.
Öfkeyi bastırmadan ya da patlatmadan, altındaki gerçek hisle çalışıyoruz.
Devamı →"Erkek adam" baskısının altında bastırdığın duygulara yeniden alan açmak.
Devamı →Baban gibi olmak ya da olmamak; kendi babalığını kurmaya çalışmak.
Devamı →Yakınlık kurmaktan kaçınmadan, duygusal mesafeyi birlikte azaltmak.
Devamı →Bir erkeğin en cesur anı, çoğu zaman "iyi değilim" diyebildiği andır.
Birçok erkek için öfke, hissedilmesine izin verilen tek duygudur. Hüzün, korku, incinmişlik... hepsi aynı kapıdan çıkar.
"Ağlama, idare et, belli etme." İyi niyetle söylenen bu cümleler, birçok erkeğe duygularını kilitlemeyi öğretti.
Baba olmak, kendi babamızla hesaplaşmamızı yüzeye çıkarır. "Onun hatalarını tekrarlar mıyım?" Bu soru çok yaygın.
"Seninle konuşmak duvarla konuşmak gibi." Bu duvar umursamamaktan değil; yakınlığın tehlikeli öğretilmiş olmasından gelir.
“Mert ile öfkemin altında aslında ne olduğunu ilk kez gördüm. Artık ailem "değiştin" diyor.”
“Hayatımda ilk kez yargılanmadan konuşabildim. "Erkek adam" baskısı olmadan.”
“Babam gibi olmaktan korkuyordum. Burada kendi babalığımı kurmayı öğrendim.”
Ön görüşme ücretsiz ve 20 dakikadır. Seanslar yüz yüze ve online yapılabilir.
İlk adımı atmak çoğu erkek için kolay değildir; bu çok normal. Bilgilerini bırak, en kısa sürede dönüş yapayım.