
Yas deyince çoğumuzun aklına bir ölüm gelir. Oysa hayatımız boyunca ölüm dışında da pek çok şeyi kaybederiz: bir ilişkiyi, bir sağlığı, bir işi, bir şehri, hatta eski bir benliği.
Bu kayıplara çoğu zaman "yas" demeye çekiniriz. "Kimse ölmedi ki" deriz. Ama adı konmadığında, yas kaybolmaz; sadece yeraltına iner ve oradan bizi yorar.
Kaybı tanımak
Bir kaybın yas hak edip etmediğine kimse senin yerine karar veremez. Bir şey sana acı veriyorsa, o gerçek bir kayıptır.
Hak ettiği yeri vermek
Adını koyabildiğimiz acı, taşınabilir hâle gelmeye başlar. Terapide bu adı konmamış kayıplara hak ettikleri yeri veririz.