
Yas tutan birine en sık söylenen şeylerden biri şudur: "Artık geçmesi gerekmez mi?" Bu cümle iyi niyetle kurulsa da, yas tutan kişiyi çoğu zaman bir de yalnızlığa iter.
Oysa yasın bir takvimi yoktur. Kimi kayıp aylarca, kimi yıllarca yankılanır; kimi ise hiç tam olarak "bitmez", sadece taşınabilir hâle gelir.
"Doğru" yas diye bir şey yok
Kimi insan ağlar, kimi donar; kimi konuşmak ister, kimi sessizliğe çekilir. Bunların hiçbiri yanlış değildir. Yas, herkesin kendi diliyle konuştuğu bir süreçtir.
Acele etmemek
İyileşme, acıyı bir an önce geçirmekle değil, ona yer açmakla gelir. Kendine "hâlâ üzgün olmana izin var" diyebilmek, çoğu zaman ilk gerçek adımdır.