Terapi odasından damıtılmış, sade ve dürüst yazılar. Tanı koymaz; düşünmeye alan açar.

"Artık geçmesi gerekmez mi?" Yasın bir takvimi yoktur; herkes kendi hızında, kendi diliyle yas tutar.

İyileşmek, sevdiğini unutmak değildir. Hatırlamak, çoğu zaman iyileşmenin tam da kendisidir.

Yas yalnızca ölümün ardından gelmez. Bir ilişki, bir sağlık, bir hayal... Adı konmamış yas, en çok yoran yastır.

Bir kaybın ardından ilk kez gülmek suçluluk getirebilir. Oysa sevinmek ihanet değil; iyileşmenin bir parçasıdır.

Yas tutan birine en çok yardımcı olan şey "doğru" cümle değil; yanında sessizce durabilen bir varlıktır.

Yas için destek almaya karar vermek bile bir adımdır. İlk seans bir sınav değil; acelesi olmayan bir tanışmadır.
Yazmak bile bazen ilk adımdır. Bilgilerini bırak, en kısa sürede dönüş yapayım. Ön görüşme bağlayıcı değildir.