
Çoğumuz zor duygularla baş etmenin yolunun onları bastırmak olduğunu öğrendik. "Güçlü ol", "takma kafana", "geçer" derken, aslında duyguyu yok etmeyiz; sadece yeraltına göndeririz.
Bastırılan duygu kaybolmaz; bedende gerginlik, uykusuzluk ya da açıklanamayan bir huzursuzluk olarak geri döner. Çünkü duygular duyulmak ister.
Yer açmak
Bir duyguyla savaşmak yerine ona yer açmak, paradoksal biçimde onu yumuşatır. "Şu an üzgünüm ve bu da insani" diyebilmek, üzüntüyü daha taşınabilir kılar.
Duymak, boğulmak değildir
Duyguya yer açmak, ona kapılmak demek değildir. Onu fark edip adlandırmak, tam da ona kapılmadan kalabilmenin yoludur.