
Kaygıyı çoğu zaman yok etmek istediğimiz bir düşman olarak görürüz. Oysa kaygı, henüz adını koyamadığımız bir ihtiyacın ya da değerin habercisidir.
Bir şeyden kaygılanıyorsak, orada bizim için önemli bir şey vardır: korumak istediğimiz bir bağ, bir değer, bir gelecek. Kaygının altındaki bu ihtiyacı adlandırmak, onu yumuşatır.
Altındakine bakmak
"Neden kaygılıyım?" yerine "bu kaygı bana neyin önemli olduğunu söylüyor?" diye sormak, kaygıyla ilişkimizi değiştirir.
Adlandırmak, yatıştırır
Belirsiz bir tehdit en çok korkutandır. Kaygının altındaki ihtiyacı adlandırdığımızda, o belirsizlik anlamlı bir şeye dönüşür ve taşınması kolaylaşır.