
Çoğumuzun içinde, gün boyu fısıldayan bir ses vardır: "Yeterince iyi değilsin, beceremezsin, herkes bunu fark edecek." Bu sesi öyle uzun süredir duyarız ki onu kendimiz sanırız.
Oysa o ses, çoğu zaman yıllar önce başka birinden duyduğumuz, sonra içselleştirdiğimiz bir tondur. Bizi koruduğunu sanır ama aslında yıpratır.
Sesi tanımak
Değişimin ilk adımı, o sesi susturmak değil; onu fark etmektir. "Şu an içsel eleştirmenim konuşuyor" diyebilmek bile, onunla aramıza küçük bir mesafe koyar.
Yeni bir ses eklemek
Amaç o sesi yok etmek değil, yanına daha şefkatli ve gerçekçi bir ses eklemektir. Zamanla içerideki konuşma çok seslileşir ve sen artık tek bir sertliğin esiri olmazsın.